En Güzel Kız Bebek İsimleri ve Anlamları 2019

Her anne baba doğacak kız bebeklerine en güzel ismi vermek ister ve bu nedenle en güzel kız bebek isimleri araştırması yaparlar. Anne baba, kız bebek isim araştırması yaparken; kulağa hoş gelen kız bebek isimleri, iyi anlamı olan kız bebek isimleri ve farklı-yeni modern kız bebek isimleri olmasına dikkat ederler. İsmin güzel olmasının yanında anlamlı olması da oldukça önemlidir.  Bazen anne baba kız bebekleri doğmadan önce isim konusunda karar vermişlerdir. Bazen de kız bebeğe isim bulma konusunda karar vermekte zorlanırlar.  

İşte, kız bebek için hem iyi anlamı olan, hem farklı-yeni ve modern hem de her zaman değerli ve klasik en güzel kız bebek isimleri ve anlamları listesi...   Bu,  En Güzel Kız Bebek İsimleri ve Anlamları  listesinin kız bebek ismi araştıran anne ve babalara yardımcı olmasını dileriz.  

A
Adalet: Hak sahibine hakkını vermek, doğruluk, zulmetmeme.
Afitab: 1. Güneş ışığı, güneş.  2.Çok güzel, parlak yüzlü kadın.
Ahsen: Çok güzel, olağanüstü güzel.
Ahu: 1.Ceylan, karaca, maral.  2.Çok güzel, ince, zarif kadın.
Aleyna: 1.Bizim üzerimize, bize ait.  2.Bizim üzerimize olsun.
Alya: 1.Yüksek yer, yükseklik. 2.Gök, sema.
Arya: 1.Operada sanatçının orkestra eşliğinde söylediği, kendi içinde bütünlüğü olan uzun şarkı. 2.Denizcilikte kullanılan bir terim.  3.Hind Avrupa kültüründe soylu anlamında kullanılıyor.
Arzu: 1.İstek, herhangi bir şey için duyulan aşırı istek. 2.Özlem, hasret.
Asel: 1.Bal. 2. Cennetteki dört ırmaktan biri. Bal ırmağı. Cennetteki bal ırmağından bahsederken kullanılmıştır (Muhammed Suresi, 15).
Asena: Dişi kurt, güzel kız.
Asiye: Direk, acılı kadın.
Asya: Dünyanın en büyük kıtası.
Aslı: 1.Kök, köken. Temelli, köklü.  2.Aslı ile Kerem hikayesinin kadın kahramanı.
Asmin: 1.Gökyüzü, ufuk. 2.Bir dağ çiçeği.
Asu: 1.Azgın, huysuz, isyan eden. 2.Azgın, asi ve huysuz at. 3.Afacan.
Asuman: Gökyüzü, gök, gök kubbe, sema.
Atiye: Bağış, verme, iyilik.
Aybike: Ay gibi güzel kız.
Aydan: Ay gibi parlak ve güzel, güzelliğini aydan almış. Aya benzer, ay gibi.
Ayfer: Ay ışığı.
Ayla, Aylin: 1.Kadın, eş, zevce. 2.Bazı yıldızların ve ayın etrafındaki ışık çemberi.
Aynur: Ay ışığı, ay gibi parlak.
Aysima: 1.Yüzü, çehresi ay gibi parlak, nurlu, ışıklı. 2.Ay gibi güzel.
Aysun: Ay gibi ışıltılı ve güzel.
Ayşe: Huzur, rahat ve bolluk içinde yaşayan.
Ayşegül: 1.Güller içinde mutlu yaşayan. 2.Güleç, gül gibi renkli, canlı ve rahat ömür süren.
Ayşen: 1.Neşeli, gülen, parlak, sevimli, aydınlık. 2.Ay gibi neşeli. Sevimli ve neşeli kadın.
Ayten: Güzel bir tene sahip olan. Ay gibi beyaz ve parlak tenli.
Azize: Eren, ermiş. Ermiş kadın.
Azra: 1.Bakire, el değmemiş kız, yeni yetme kız. 2.Üstünde hiç yürünmemiş kum. Ayak değmemiş kum. 3.Hz. Meryem'in lakabıdır.

B
Bade: Aşk, kutsal sevgi.
Bahar: 1.Kışla yaz arasında olan mevsim. Tabiatın canlılığı, kıştan yaza geçiş mevsimi. 2.Güzellik, gençlik çağı.
Banu: Prenses, hanımefendi, yeni evli kadın, ev kadını.
Begüm: Hanım, hanımefendi, saygıdeğer kadın, kadın hükümdar.
Behiye: Güzel, alımlı kadın.
Belgin: Kesin bir biçimde belirlenmiş olan, belirgin, açık.
Belinay: 1.Bölünen ay. 2.Ayın gölün yüzeyine yansıması.
Belkıs: Efsaneye göre Hz. Süleyman zamanındaki Saba melikesinin adı.
Belma: Uysal, sakin.
Bengi, Bengü: Ölümsüz, sonsuz, ebedi, tiryaki.
Bengisu: Ölümsüzlük suyu.
Berin, Berrin: En yüksek, en ulu. Yüksek, yüce.
Beren: 1.Kuzu. 2.Güçlü, kuvvetli.
Berfin: 1.Kar ile ilgili, kardan, kardan yapılmış. 2. Kar gibi beyaz, karlı. 3.Kardelen, kardelen çiçeği. 
Berfu: Kar tanesi.
Bergüzar: Anılmak için verilen şey, andaç.
Berra: 1.Doğru sözlü. 2.Hayır işleyen kimse. 3.Hayırlı, iyi.
Beliz: İşaret, alamet, iz, nişan.
Berivan: 1.Dağ çiçeği. 2.Süt sağan kadın.
Berna: 1.Genç, körpe, civan. 2.Bağlı, bağlanmış.
Beste: Bir müzik parçasını oluşturan ezgilerin tümü.
Betül, Betil: Erkeklerden çekinen namuslu kadın. Hz. Fatıma ve Hz. Meryem'in ünvanı.
Beyza: 1.Çok beyaz, lekesiz. 2.Çok temiz, parlak. 3.Günahtan kaçınmış, günahla kirlenmemiş.
Bihter: Pek iyi, daha iyi, çok iyi.
Bilge: 1. Çok geniş ve derin bilgili. 2.Alim, ilim bakımından üstün. 3.Bildiğini kendisi ve başkaları için en yararlı bir biçimde kullanabilen. Bilgisiyle davranışları birbirine uyan.
Birsen: Yalnız sen.
Buğlem: Eski Kızılderili dilinde "Bereket yüklü bulut" anlamında.
Buket: Demet, çiçek demeti.
Burcu: Güzel kokan, güzel koku, ıtır.
Buse: Öpücük, öpme.
Büşra: Sevinçli haber, müjde.

C
Cahide: Çalışan, çaba gösteren kimse.
Canan: Gönülden sevilmiş, gönül verilen, yar, sevgili.
Candan: İçten, gönülden.
Cansu: Can suyu. Hayat veren su.
Cavidan: Sonsuz, ölümsüz, ebedi.
Cemre: 1.Şubat ayında bir hafta arayla hava, su ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi. 2.Ateş parçası, kor.
Ceren: Ceylan. Çok hızlı koşan, gözlerinin güzelliği ile ünlü, ince bacaklı, zarif hayvan.
Ceyda: 1.Yararlı, herkese iyilik yapan. 2.İnce, uzun boyunlu ve güzel.
Ceylan: 1.Çok hızlı koşan, ince bacaklı, gözlerinin güzelliğiyle ünlü bir geyik cinsi. 2.Süzgün ve tatlı bakışlı.

Ç
Çiğdem: Zambakgillerden türlü renklerde çiçek açan bir kır bitkisi. 

D
Damla: 1.Yağmur ya da bir sıvının çok küçük yuvarlak biçimli parçası. 2.Bir sıvıdan ayrılarak düşen parça halindeki küçük miktar.
Defne: Yaprakları güzel kokulu, yaz-kış yeşil olan bir bitki.
Demet: Sapları bir araya getirilip bağlanan bitki ya da çiçek, çiçek bağlamı, deste.
Deniz: Yeryüzünün çoğunu örten engin su.
Deren: Toplayan, düzenleyen, pekiştiren.
Derya: 1.Deniz, büyük deniz. 2.Çok bol, pek çok, çok bilgili kişi.
Didem: 1.Dide=Göz, Didem=Gözüm. 2.Gözüm gibi sevdiğim, göz bebeğim, sevgilim.
Dilan: 1.Gönüller, yürekler. Gönüllerce olan, yürekler dolusu. 2.Gönül dostu, gönüldaş.
Dilara: Gönül alıcı, gönül alan, sevgili.
Dilek: İstek, arzu.
Dilşad: Gönlü sevinçli, yüreği şen.
Dilşah: Gönül şahı, gönül padişahı, sevgili, sultan.
Dora: Doruk, zirve, en yüksek yer.
Duygu: 1.Kişi, olay ve nesnelerin bireyin iç dünyasında uyandırdığı izlenim. 2.His, hissedilen şey, gönülde uyanan tepki.

E
Ebrar: 1.İyiler, dindarlar, özü sözü doğru olanlar. 2.Hayır sahipleri.
Ebru: 1.Kaş, keman kaş. 2.Bulut rengi. 3.Bir sanat dalı.
Ece: 1.Kraliçe. 2.Güzel kız, güzel kadın.
Ecrin: 1.Ücret. 2.Karşılık, mükafat.  (Ecrin ismi Arapça kökenlidir. Arapçası "ecr"dir. Anlamı ise; "ücret, karşılık, mükafat" dır. Ecrin ismi her ne kadar "Allah'ın mükafatı" anlamına geldiği düşünülse de, aslında "ücret, karşılık, mükafat" anlamına gelir.)
Eda: 1.Naz, cilve, nazlı. 2.Davranış, tavır, tarz, üslup. 3.Verme, ödeme. 4.(Namaz için) kılma, yerine getirme.
Ela: Kestane rengi, sarıya çalan kestane rengi.
Elanur: Ela gözleriyle nur saçan.
Elif: 1.Arap alfabesinin ilk harfi. 2.Dost, tanıdık. 3.Herkesle ülfet eden, alışılan, kaynaşan. 4.Kibar, narin yapılı, ince-uzun boylu kız.
Elvan: 1.Renkler, renkli, renk renk. 2.Çeşitler.
Emel: Arzu, özlem, istek.
Emine: 1.Arapça'daki Amine kelimesinin Türkçeleştirilmiş halidir. 2.İnanılır, güvenilir. Kendisine inanılan, itimat edilen.
Erva: 1.Susuzlara su veren ve susuzluğu gideren güzel. 2.Çok güzel genç.
Esila: 1.İkindi ve akşam arasındaki vakit. 2.Akşamüzeri.
Esma: 1.İsimler, adlar. 2.İsmi olan. 3.Çok yüksek olan.
Esra: 1.Gece yolculuğuna çıkan. 2.En çabuk, çok çabuk. 3.Arapça seri kelimesinden "ard arda sıralanan".
Eylül: Sonbaharda bir ay adı. Sonbaharın ilk ayı, Güz'ün başlangıcı.
Ezgi: 1.Melodi, şarkı. 2.Belli bir kurala göre oluşturulan ve kulakta haz uyandıran ses dizisi, uyumlu ses, müzikli ses.

F
Fatma: (Aslı Fatima) 1.Sütten kesme, çocuğunu sütten kesen kadın. 2.Kendisi ve nesli cehennem ateşinden kesilmiş, cehennem ateşinden uzaklaşmış. 3.Hz. Peygamberimiz(s.a.v.)'in kızı.
Fadime: Fatma adının bir söyleniş biçimi (Fa-tı-ma).
Fazilet: Erdem, iyi huyların ve üstün vasıfların hepsi.
Ferhan: 1.Sevinç, rahatlık. 2.Sevinçli, gönlü hoş.
Ferhunde: Uğurlu, kutlu, mübarek.
Feride: 1.Az bulunan inci, çok değerli inci. 2.Eşi benzeri olmayan, tek, benzersiz.
Feyza: Bolluk, çokluk, bereketlilik. Taşkın.
Figen: 1.Çiçek demeti. 2.Gölge eden, gölge yapan. 3.Yaralayan, kıran, yıkan, yıkıcı.
Filiz: 1.Tohumdan veya tomurcuktan çıkan sürgün. 2.İnce ve güzel vücutlu.
Firuze: 1.Mesut, mutlu. 2.Açık mavi renkli ve değerli bir yüzük/süs taşı. 3.Dağ yeşili ile gök mavisi arasında ve bal mumu parlaklığında kıymetli taş.
Fulya: Nergisgillerden güzel kokulu sarı bir çiçek.
Füsun: Efsun, büyü, sihir.


G
Gamze: 1.Gülerken bazı kişilerde çene ya da yanaklarda beliren çukur. 2.Süzgün bakış, yan bakış, nazlı bakma.
Gonca: Tam açılmamış çiçek, tomurcuk çiçek.
Gönül: 1.Kalb. 2.İstek, arzu, sevgi.
Gökben: "Ben gökyüzü" anlamında.
Gökçe: 1.Gökle ilgili, göğe ait, semavi. 2.Gök rengi, gök mavisi, mavi. 3.Güzel, mavi gözlü güzel.
Gözde: 1.Göze girmiş, birince sevilip beğenilen. 2.Çok sevilen, beğenilen nitelikte olan. 3.Çok güzel.
Gözdenur: İnsanlara vermiş olduğu iç huzurla herkesin beğenisini kazanan.
Gülay: Gül gibi güzel, ay gibi aydınlık olan.
Gülbanu: Gül hanım, gül gibi güzel kadın.
Gülçin: Gül toplayan, gül derleyici, gül seven.
Gülfem: Gül dudaklı, gül ağızlı.
Gülfidan: Gül gibi genç.
Gülizar: Gül yanaklı, al yanaklı.
Gülnaz: Gül gibi ince ve narin, nazlanan.
Gülsüm: Yüzü dolgun, yuvarlak yüzlü.  Ümmügülsüm: Gülsüm'ün annesi.
Gülşah: 1.Güllerin şahı, gül dalı. 2.Güzelliğiyle ün salmış olan. 2.Varaka'nın sevgilisi masal kadın.
Gülşen: Gül bahçesi, gülistan.
Güney: Her zaman güneş gören, güneşli yer, bir yön.
Güzide: Seçkin, seçilmiş, seçme.
Güzin: Seçilmiş, seçkin.

H
Hacer: Taş, kaya parçası.
Hale: Ayın çevresinde görülen ışık halkası.
Hamiyet: Milli onur ve haysiyet.
Handan: 1.Güleç, sevinçli, şen, şakrak. 2.Gülen, şen.
Hanife: 1.Allah'ın birliğine iman eden, dinine sımsıkı bağlı olan kimse. 2.İslamiyetten önce tek Tanrı'ya inanan.
Harika: 1.Tabiat dışı meydana gelen fevkalade olay. 2.Sıradanlığın üstündeki nitelikleri ile insanda hayranlık uyandıran.
Hatice: 1.Erken doğan kız çocuğu. 2.Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in ilk hanımı.
Havin: Yaz gecesi. Yaz mevsimi.
Hazal: 1.Kuruyup dökülen ağaç yaprakları. 2.Kuruyup dökülen ağaç yapraklarının güzelliği.
Hazan: Sonbahar, güz.
Hediye: İkram olarak verilen şey.
Helin: Yuva.
Hesna: Çok güzel kadın.
Havva: Bir şeyin kıvamı, olgun. Allah'ın yarattığı ilk kadın.
Hayrunnisa: Kadınların hayırlısı, iyisi.
Hicran: Ayrılık, ayrılığın verdiği unutulmaz acı.
Hilal: Yeni ay, birkaç günlük ay.
Hira: 1.Arayış, aramak. 2.Mekke'de bulunan Hira dağının adı. Hira dağının mağarasında Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed(s.a.v.)'e peygamberlik verildi ve ilk ayetler indirildi.
Hiranur: Hira, Mekkede bulunan Hira Dağı (Cebel-i Nur) isminden gelir. Peygamberimize ilk vahyin geldiği yer ve Cebrail(a.s) ile ilk defa gerçek haliyle görüştüğü dağdır. Nur; Aydınlık, ışık, parlaklık anlamına gelir. Nur; maddi ve manevi ışığı, aydınlığı, parlaklığı ifade ettiği için müslüman hanımların isimlerinde yalnız ve ek olarak çokça kullanılmıştır.
Hülya: Kuruntu, hayal, insanın kurduğu tatlı düş, sevda.
Hüma: Efsanelerde geçen, yere konmayıp sürekli gökte kaldığına inanılan cennet kuşu.
Hümeyra: 1.Kızıllık, pembelik. Küçük kırmızı. 2.Hz. Aişe'nin ünvanı.
Hürrem: 1.Sevinçli, güler yüzlü, şen şakrak. 2.Taze.

I
Işıl: 1.Işık, aydınlık, parlaklık. 2.Çok aydınlık, parlak ışık. 3.Işıldayan, parlayan.
Işılay: Ay ışığı.

İ
İclal: 1.Büyüklük, ululuk, azamet. 2.Ağırlama, ikram.
İdil: Kır yaşamı içinde aşk konusunu işleyen kısa şiir.
İkra: 1.Okutmak. Oku. "Oku" diye emretmek. 2.Hz. Muhammed'e inen ilk vahiy. Oku anlamına gelir.
İlayda: Su perisi
İrem: 1.Cennet bahçesi. 2.Şeddatın cennet diye yaptırdığı ünlü bahçe. Bahçeleriyle ünlü masal kenti.

J
Jale: Kırağı, çiğ, şebnem. Sabahları otların/çiçeklerin üzerinde olan su damlaları.
Janset: Güneşin doğuşu (Çerkezce).
Jülide: Saçı dağınık. Dağınık, karmakarışık.

K
Kader: 1.Alın yazısı, yazgı, talih. 2.Hayrın ve şerrin Allah'tan geldiğine inanan.
Kevser: 1.Cennette bir akarsuyun adı. 2.Maddeten ve manen çok, nesli kalabalık.
Kezban: Ev kadını, evine ve kocasına bağlı kadın.
Kıvılcım: Yanan bir maddeden çıkan ateş parçası.
Kübra: En büyük, çok büyük.

L
Lamia: Parlayan, parıldayan, parlak.
Leman: 1.Parlama, parıltı. 2.Titrek.
Leyla: 1.Saçları gece gibi simsiyah olan kadın. 2.Uzun ve karanlık gece. 3.Çok karanlık gecede görülen ışık.
Lina: Kuran'da Haşr suresinin 5.ayetinde geçen "line" kelimesinin Türkçeye dönüştürülmüş hali. Line'nin anlamı; hurma fidesi, yumuşak hurma ağacı'dır.
Liya: Sabırlı, sabrın en güzeli, sabrın en iyisi, en sabırlı.

M
Mahiye: Aylık, maaş.
Makbule: Kabul olunan, beğenilen. Kabul olunmuş, beğenilmiş.
Mehtap: Ay ışığı, dolunay.
Mehveş: Ay gibi güzel, ay gibi güzel kadın.
Melahat: Güzel yüzlü.
Melda: İnce ve taze. İnce ve taze bedenli.
Melek: 1.Yumuşak huylu, masum, halim, selim. 2.Allah'ın emirlerine tam itaat eden varlık. 3.Allah katında bulunan ruhani varlıkların her biri.
Melike: Kadın hükümdar, padişah eşi.
Melis: Bal arısı, bal.
Melisa: Oğul otu.
Meral: Dişi geyik, ceylan, maral.
Merve: Mekke'de Safa dağının karşısındaki kırmızı renkli tepenin (Kabe yanındaki bir tepe) adı.
Meryem: 1.Dinine bağlı, dinine bağlı kadın. 2.Hz İsa(a.s.)'nın annesi. Ailesi tarafından daha doğmadan önce Mescid-i Aksa'ya bağışlanarak kendisine bu isim verilmiştir.
Mihriban: 1.Güler yüzlü. 2.Seven, sevgili, dost.
Mihrimah: Güneş ile ay.
Mina: 1.Camın ana maddesi. 2.Şarap şişesi. 3.Gökyüzü. 4.Liman, iskele. 5.Mine. 6.Mekkede şeytan taşlanan yer.
Mine: 1.Maden ve çini üzerine vurulan cila. 2.İnce ve parlak nakış. 3.Çiçekleri başak durumunda, alacalı, mavi veya menekşe renginde, ıtırlı bir bitki. 4.Dişlerin üzerindeki ince tabaka.
Miray: Ayın ilk günleri.
Mualla: 1.Yüce, yüksek. 2.Mevki ve rütbe bakımından yüksek olan.
Müge: İnci çiçeği.
Müjde: 1.İyi haber, sevinçli haber. 2.İyi haber getirene verilen bağış.
Müjgan: Kirpikler.
Münevver: Aydınlatılmış, kültürlü ve bilgili.


N
Nalan: İnleyen, ağlayan, sızlayan, figan eden.
Narin: İnce yapılı, nazik ve kibar.
Nazan: Nazlı, naz eden, nazlanan, nazenin.
Nazlı: Naz eden, naz yapan; işveli, edalı, cilveli.
Nazra: 1.Bakış, bakma. 2.Göz değmesi. 3.Bir tek bakış.
Necla: Evlat, çocuk.
Nehir: Irmak, akarsu, çay. Aslı "nehr" dir.
Neriman: Pehlivan, yiğit, kahraman. 
Nermin: Yumuşak, narin, kibar.
Neslihan: Han soyundan gelen. Padişah soyundan gelen.
Nesrin: Yaban gülü, mısır gülü, van gülü.
Neşe: Sevinç içnde olan, sevinç, gönül ferahlığı.
Neva: 1.Ses, ahenk, nağme, makam. 2.Refah, zenginlik; Güç, kuvvet. 3.Doğu müziğinde bir makam.
Nevin: Yeni, yepyeni, yeni şey.
Nezaket: Naziklik, zariflik, incelik, terbiye, edep.
Nigar: 1.Resim, nakış. 2.Resim gibi güzel, resim kadar güzel.
Nihal: 1.Fidan, taze sürgün. 2.Sevgili. 3.İnce ve düzgün vücutlu fidan gibi sevgili.
Nihan: 1.Gizli, sır, örtünmesi gerekli yerleri örten. 2.Gizli olan, saklanmış.
Nilgün: Koyu mavi renkli, çivit renginde olan.
Nilüfer: Durgun sularda yetişen, değişik renkli ve uzun ömürlü bir su bitkisi.
Nimet: 1.İyilik, lütuf, ihsan, bağış. 2.Azık, yiyecek, içeceğe dair şeyler. 3.Saadet, mutluluk.
Nisa: Kadın.
Nisanur: Nisa=Kadın. Nur=Aydınlık, ışık, parıltı, parlaklık.
Nur: 1.Aydınlık, ışık, parıltı, parlaklık. 2.Cenab-ı Allah'ın 99 isminden biridir. Nur maddi ve manevi ışığı, aydınlığı parlaklığı ifade ettiği için müslüman hanımların isimlerinde yalnız ve ek olarak çokça kullanılmıştır.
Nuran: Nurlu, ışıklı, aydın.
Nuray: Ay ışığı gibi, ay ışığı gibi nurlu, ışık saçan.
Nursen: Sen nur gibi aydınlık, ışıklı güzelsin.
Nurşen: Işık gibi şen ve güler yüzlü.
Nükhet: Güzel ve hoş koku.

O
Oya: 1.Bir nesneye oyularak yapılan süs. Genellikle ipek veya ibrişim ile iğne, mekik, tığ kullanılarak yapılan ince dantel işleme. 2.İnce, güzel, nazik.

Ö
Öykü: 1.Kısa hikaye, hikaye. 2.Ayrıntılarıyla anlatılan olay.
Özge: 1.Başka, gayrı, diğer. 2.Yabancı. 3.İyi, güzel. 4.Cana yakın, şakacı. 5.Yürekli, gözü pek.
Özlem: 1.Hasret. 2.Yeniden görmek veya kavuşmak arzusu. Bir kimseyi ya da bir şeyi görme, kavuşma isteği.

P
Pera (Yunanca): Osmanlı döneminde Beyoğlu yakasına verilen isimdir. Yunanca "öte,ötesi" anlamına gelir.
Perihan: 1.Peri padişahı. 2.Peri gibi güzel.
Pınar: 1.Kaynak, yerden kaynayarak çıkan su, büyük su kaynağı. 2.Çeşme.

R
Rabia:1.Dördüncü. Genellikle dördüncü olarak doğan çocuklara isim olarak verilir. 2.İslam'ın ilk devirlerinde yaşamış, Basra'nın meşhur kadın sufi ve evliyasının (Rabiatül Adeviyye) adı.
Rahşan: Parlak, parlayan, ışıltı.
Rana: Güzel, hoş.
Ravza: 1.Yeşilliği bol olan bahçe. 2.Cennet bahçesi. Cennetten bir bahçe. 3.Hz.Muhammed'in medfun olduğu mekan "Ravza-i Mutahhara(Cennet Bahçesi)" olarak adlandırılır.
Reyhan: 1.Yaprakları güzel kokan bir süs bitkisi, fesleğen. 2.Rızk, merhamet, güzel koku.
Rosa: Gül rengi, pembe kırmızı arası bir renk.
Rukiye: Büyüleyici güzellikte.
Rümeysa: 1.Büyük yıldız. 2.Oğlunu Peygamberimize hizmetçi olarak veren kadın sahabelerden birinin adı.
Ruşen: Aydın, aydınlık, parlak, aşikar, apaçık, belli.

S
Saadet: Mutlu, mutluluk, kavuşan.
Sabahat: Latif, yüzü güzel, cemal sahibi.
Sabiha: Güzel, şirin, hoş.
Saliha: 1.Dinin emir ve yasaklarına uyan, iyi ahlak sahibi kadın. 2.Yararlı, yarar, iyi.
Sare: 1.Sıçrayan, atlayan. 2.Cemaat, topluluk. 3.Hz. İbrahim(a.s.)'ın hanımının adı.
Seda: Ses, doğa veya bir engele çarpıp geri dönen ses, yankı.
Selda: 1.Bir söğüt cinsi. 2.Sel, taşkın su.
Selen: 1.Haber, müjde. 2.Ses, gürültü.
Selin: 1.Gür akan su. 2.Orta Asya'da yetişen, bodur, sürekli yeşil kalan bitki.
Selma: 1.Barış içinde, huzur, erinç. Barışçı. 2.İyi ve doğru yolda olma. 
Semra: Esmer, esmer kadın.
Sena: 1.Övme, övüş, övgü. 2.Şimşek parıltısı.
Serap: 1.Işığın yansımasından doğan yanılma. 2.Çorak yerlerde, çölde, sıcak ve ışığın etkisiyle, ileride, yakında ya da ufukta su veya yeşillik var gibi görünmesi olayı.
Sıla: Kişinin doğup büyüdüğü ve gurbette iken özlediği yer.
Sibel: 1.Buğday başağı. 2.Bulutla yer arasında henüz yere düşmemiş yağmur damlası.
Sidelya: 1.Yıldız çiçeği. 2.Zambakgillerden salkım çiçekli, keskin kokulu bitki.
Simay: 1.Gümüş ay, gümüşten ay, gümüş gibi parlak ay. 2.Gümüş gibi parlak güzel.
Sinem: Gönlüm, yüreğim, çok sevdiğim.
Sitare: 1.Yıldız. 2.Talih. baht, kader.
Sude: 1.Sürülmüş, tarla gibi işlenmiş. 2.Boyanmış, boyalı, sürmeli.
Sudenaz: Boyalı, sürmeli ve nazlı olan.
Sultan: 1.Padişah, hükümdar. 2.Hükümdar ailesinden olan kadınlara verilen ad. 3.Sevilen, beğenilen, baş tacı edilen.
Suna: 1.Boylu, poslu, yakışıklı. 2.Yaban ördeği, erkek ördek.
Suzan: Yakan, yakıcı.
Sümeyye: İlk İslam şehidi. Ammar b.Yaser'in annesi.

Ş
Şebnem: Çiy, gece nemi, bitkilerin üzerinde toplanan küçük su damlacıkları, Jale.
Şermin: Utanan, sıkılan. Utangaç, sıkılgan, çekingen.
Şerife: 1.Şerefli, kutsal. 2.Soylu, temiz.
Şevval: Hicri takvime göre yılın onuncu ayı (ilk üç günü Ramazan Bayramıdır).
Şeyma: Vücudunda ben, alamet olan kimse.
Şule: Alev, ateş alevi, parıltı.
Şükran: 1.Teşekkür eden, minnettar kalan. 2.İyilik bilme, minnettarlık.


T
Tansu: 1.Şafağın aydınlattığı su. Şafağın aydınlattığı su gibi parlak ve temiz olan. 2.Göğüsle ilgili.
Tomris: 1.Peçenek Türklerinden bir kadın kahraman. 2.Tarihte, Pers kralı II.Keyhusrev'le savaşmışolan Massagetlerin ünlü krlaiçesi. 3.Demir.
Tuana: 1.Güçlü, kuvvetli. 2.Ay ışığı. 3.Cennete/Cennet bahçesine düşen ilk yağmur damlası.
Tuba: 1.Cennet ağacı. Kökü yukarıda, dalları aşağıda cennet ağacı. 2.Güzellik, iyilik. 3.Rahat.
Tuna: 1.Görkemli, gösterişli. 2.Çok bol. 3.Yavru. 4.Karadenize dökülen Avrupa'nın Volga'dan sonra en uzun ırmağı.
Tutku: Bir şeye karşı duyulan aşırı istek/eğilim, güçlü istek ve çoşku.
Tülin: Ayna.
Türkan: 1.Padişaha/Hakana saltanatta ortaklık eden eşi. 2.Kraliçe. 3.Güzel kız.

U
Ulviye: Yüksek, yüce.
Umay: 1.Devlet kuşu. 2.Orhun yazıtlarında geçen, çocukları ve hayvan yavrularını koruduğuna inanılan kadın Tanrı. 3.Umay, Türk mitolojisinde doğum ve bereketin sembolü olan tanrıçanın adıdır.
Utku: 1.Üstünlük, zafer. 2.Bir çok emek ve tehlikelerden sonra ulaşılan mutlu sonuç, zafer.

Ü
Ülfet: Dost olan, yakınlık duyan. Dostluk, yakınlık duymak.
Ümmühan: Hükümdarın annesi.
Ümran: 1.Bayındırlık. 2.Saadet, mutluluk, refah, bolluk, bereket.

V
Vesile: 1.Vasıta olan. 2.Vasıta, sebep, neden, neden olma.
Vildan: Yeni doğmuş çocuk.

Y
Yadigar: Dost hatırası.
Yağmur: 1.Gökte bulunan su zerreciklerinin birleşip ağırlaşması sonucu düşmesi ile meydana gelen yağış olayı. Bulutlardan yeryüzüne düşen su damlacıkları. 2.Çok bol, bolluk, çokluk.
Yasemin: Çeşitli renklerde kokulu çiçekleri olan bir bitki.
Yelda: 1.Uzun ve siyah. 2.Yılın en uzun gecesi.
Yeşim: Sert ve kıymetli yeşil taş.

Z
Zana:  1.Bilen. 2.Bilge, alim.
Zehra: 1.Beyaz ve parlak yüzlü olan, nur yüzlü, güzel yüzlü. 2.Çok parlak ve berrak. 3.Peygamberimizin kızı olan Hz. Fatıma'nın diğer bir adı.
Zeliha: 1.Züleyha'nın bir başka söyleniş biçimi. 2.Su perisi.
Zerrin: Altına benzeyen, altın gibi parlak ve kıymetli. Altından yapılmış, değerli, fulya.
Zeynep, Zeyneb: 1.Görünüşü güzel, kokusu güzel. 2.Değerli taş, mücevher, ziynet, süs.
Zinnur: Nur sahibi, nurlu, ışıklı.
Zuhal: Satürn gezegeninin adı.
Zübeyde: Öz, asıl, cevher, en seçkin. 
Züleyha: 1.Hızlı yürüyen, yolda emsalini geçen. 2.Su perisi. 3.Hz. Yusuf'un eşi.
Zümrüt: Yeşil renkli, değerli bir taş. 

Kız bebek isimleri dışında erkek bebek isim anlamı ne diye araştırıyorsanız; En Güzel Erkek Bebek İsimleri ve Anlamları listesine bakabilirsiniz.

Son Güncelleme: 11 Eylül 2019
ETİKETLER:   Bebek İsimleri, Kız Bebek İsimleri, İsim Anlamı Ne
En Güzel Kız Bebek İsimleri ve Anlamları 2019 En Güzel Kız Bebek İsimleri ve Anlamları 2019 Reviewed by ebebekçe on Ocak 29, 2018 Rating: 5

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.